20 Aralık 2008 Cumartesi

Başka Dünyalar Olduğuna İnanmalısın...

Başka dünyalar olduğuna inanmalısın yavrum, ya da bu dünyanın başkalaşabileceğine, gecenin bir yarısı kapağını açtığın kitaptan içeri girebilmek ve bizimle karşılaşabilmek için. Sadece insanlarla yetinmemelisin hayatında, insanlardan başkalarının da olabileceğini, ağaçlarla konuşabileceğini, farklı şekillerde –sizin yaratık diye adlandırabileceğiniz– canlılarla karşılaşabileceğini, hatta onlarla dost ve düşman olabileceğini göz önünde tutmalısın. Doğanın, eşyaların ve mahlukatın arasında yaşamayı kabul etmelisin ve kapağı açtığında gözlerini bağlayacak büyünün, elinden tutup seni en kadim mücadelelerin ve savaşların ortasına götürecek güçlerin, aşkın, asaletin, hayır ve şerrin gücünün eline bırakmalısın kendini. Çok geçmeden kendine bir dünya seçeceksin, gerçek varoluşunun ötesinde, sık sık ziyaret edeceğin ve orada yeni bir kahramanlık destanı yazacaksın, yazılmış olanlardan hareketle. İçinde yaşadığın dünyanın şiddetinden, çirkinliklerinden mürekkep yeni şiddetler ve yeni çirkinlikler arasında, kendi küçük adımlarınla açacağın yeni mutluluk patikalarının ucunda, ormanların içine gizlenmiş, pırıltılı sularında yüzeceğin göllere ulaşacaksın belki de. Bu kitapların kapakları altında, sararmış sayfaları üstünde, senden sadece bir adım önde olup da gördüklerini yazanların harflerini göreceksin; işte bu harflerdir bizim gücümüz ve onlardan dokuruz fantezilerimizi, dünyanın ve gerçekliğin görüntüsünü onlarla esnetiriz; bir gün seninde bu yola geleceğini umarak yavrum, bu kitabı bırakıyorum ardımda; seni bekliyoruz.

Hiç yorum yok: