7 Aralık 2008 Pazar

Aylak Adam

"Sultanahmet durağından, Nişantaşı'nda inmek niyetiyle Maçka tramvayına binmiş bir adam, dışarıya baktığı camdan ne sevdiği kadını, ne de bir tanıdığını gördüğü halde yarı yolda neden iner? Bazen insanı bir yangın kulesi de çağırır. Hele bu adam, öğle yemeğini yediği kalabalık lokantadan çıkıp nereye gideceğini bilmeden yürürken derin localı sinemanın karşısında bekleyen şaşı kadını görür görmez dönmüş, Alemdar'a dek yürümüş, çocukluğunda içinde yaşadığı iki katlı eski evin önünden geçip, kafası o günlerin kimi açık, kimi belirsiz anılarıyla dolu, tramvaya binmiş biriyse, yalnızsa, aylaksa onun nerede ineceği bilinmez."



1959 yılında yayımlanmış, ben 2001'de YKY'den çıkan baskısını okumuştum, Mesele dergisinin Kasım 2008 sayısında Müge Karahan'ın analizinde tekrar rastladım, yüzümden bir gülümseme geçti tam da bu paragrafta, bir arefe gününe yaraşır diye uykuyu tutturamadığım sabaha karşı yazıverdim, Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ındaki bu satırları.

Hiç yorum yok: