8 Nisan 2026 Çarşamba

26.04.2025, 14:40


Caz kayıtları. Caz kayıtlarından bazıları bana Julio Cortázar’ı ve Seksek romanını hatırlatıyor. Cortázar’la karşılaştığım ilk seferleri hatırlıyorum da... Beşiktaş’taki bir öğrenci evinde Aslıhan’ın kitapları arasında görmüştüm. 1996 ya da 1997 olmalı. Arkadaşlarımdan birinin Boğaziçi Üniversitesi’nin İlgiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde okuduğu bir gençliğim oldu benim. Ben daha garip bir bölümde, daha garip bir yerde okuyordum. Her birimiz sıkı okurduk o dönemde. Aslıhan daha sıkı okurdu sanırım. Akademik kariyeri oldu Aslıhan’ın her zaman. Kimi tesadüfi işleri de, duyduğum ve hatırladığım kadarıyla heyecan vericiydi: Mithat Alam Film Merkezi’nde çalışıyordu öğrenciliğinde.

Gato Barbieri ismini Lâle Müldür’ün Nova Roma’da Gece Güneşi kitabının daha ilk sayfasında gördüm ve müziğinin nasıl olduğunu araştırmaya başladım hemen. Arjantinli bir cazcıymış. Dolayısıyla Cortázar ve Seksek’i hatırlamam o kadar da garip olmasa gerek. Doksanlarda girip çıktığım mekânlarda ve öğrenci evlerinde pek caz dinlenmezdi. Ben de nadiren caz kayıtlarının peşine düşerdim o dönemde. Edebiyat ve sinema kimi albümler veya müzisyenler açısından ilham verirdi.

1 Nisan 2026 Çarşamba

02.04.2025, 09:50.




13 Ocak 2026 Salı

Büyük Dalga

 


Fırtınalar diner mi? Dinse de bir süre sonra yeniden başlar. Ama şimdi bir dinginlikte duralım bakalım. Yeni rotalara kıracak dümen bulabilir miyim, yoksa her gün kalemimle mi yol alırım usul usul, öngörmek istemiyorum. Bir gün İthaka'ya dönülür mü, yoksa artık Odysseus olmaktan vazgeçilir mi, bilmek de istemiyorum. İkarus'luğumla labirentimi örüp içinden çıkmalıyım belki de. Küçükken içine düştüğüm kazandan kaptığım enformasyon cinbazlığını kullanarak medyacılık oyunlarımı anlatsam ya...

Umudumu güçlendirmek için fırtına memento morim Hokusai'nin tablosunu görünürden kaldırdım. Gözden ırak olan belki de kaderden de ırak olur. Tabii talihin, kısmetin ve kaderin işine karışacak değilim, benimki sadece ufak bir temenni.